Back to Surah
Word Analysis & Comparison
14. Surah 43. Verse
Word Analysis
muh'ṭiʿīna
Racing ahead
muq'niʿī
raised up
ruūsihim
their heads
لَا
not
yartaddu
returning
إِلَيْهِمْ
ilayhim
towards them
ṭarfuhum
their gaze
wa-afidatuhum
and their hearts
hawāon
(are) empty
Rashad Khalifa
The Final Testament
As they rush (out of the graves), their faces will be looking upward, their eyes will not even blink, and their minds will be horrified.
The Monotheist Group
The Quran: A Monotheist Translation
They will approach with their heads bowed, and their eyes will not blink, and their hearts will be void.
Edip-Layth
Quran: A Reformist Translation
They will approach with their heads bowed, their eyes will not blink, and their hearts will be void.
Al-Hilali & Khan
Holy Quran Translation
(They will be) hastening forward with necks outstretched, their heads raised up (towards the sky), their gaze returning not towards them and their hearts empty (from thinking because of extreme fear).
Marmaduke Pickthall
Holy Quran Translation
As they come hurrying on in fear, their heads upraised, their gaze returning not to them, and their hearts as air.
Abdullah Yusuf Ali
Holy Quran Translation
They running forward with necks outstretched, their heads uplifted, their gaze returning not towards them, and their hearts a (gaping) void!
Abul A'la Maududi
Tafhim commentary
when they shall keep pressing ahead in haste, their heads lifted up, their gaze directed forward,[1] unable to look away from what they behold, their hearts utterly void.
1
This graphic picture depicts the horrible plight of the wrongdoers on the Day of Reckoning. When they will realize the situation, they will be so taken aback that they will have their looks fixed straight in front of them without seeing anything.
Abdul Haleem
Holy Quran Translation
They will rush forward, craning their necks, unable to divert their eyes, a gaping void in their hearts.
Taqi Usmani
Holy Quran Translation
They shall be rushing with their heads raised upward; their eyes shall not return towards them and their hearts shall be hollow.
Mustafa Khattab
The Clear Quran
rushing forth, heads raised, never blinking, hearts void.
Bijan Moeinian
Holy Quran Translation
They will rush (to the appointed place) in terror with their heads up-lifted. Their eyes will not even blink and they will be absolutely horrified.
E. Henry Palmer
Holy Quran Translation
Hurrying on, raising up their heads, with their looks not turned back to them, and their hearts void;
Mahmoud Ghali
Holy Quran Translation
Hurrying with their heads protruding, their glances not returning towards them, and their heart-sights (as) air.
Ali Quli Qarai
Holy Quran Translation
Scrambling with their heads upturned, there will be a fixed gaze in their eyes and their hearts will be vacant.
George Sale
Holy Quran Translation
They shall hasten forward, at the voice of the angel calling to judgment, and shall lift up their heads; they shall not be able to turn their sight from the object whereon it shall be fixed, and their hearts shall be void of sense, through excessive terror.
Hamid S. Aziz
Holy Quran Translation
Running on, necks outstretched, heads uplifted, their gaze returned to them, and their heart void;
Amatul Rahman Omar
Holy Quran Translation
They will be running in panic with their necks outstretched and heads erect, they will not be able to wink their eyes, and their hearts (utterly) void (of courage and hope).
Aisha Bewley
Holy Quran Translation
rushing headlong – heads back, eyes vacant, hearts hollow.
Arthur John Arberry
Holy Quran Translation
when they shall run with necks outstretched and heads erect, their glances never returned on themselves, their hearts void.
Mohamed Ahmed - Samira
Holy Quran Translation
(And) they would hasten forward, heads lifted upwards, gazes fixed, and emptied out their hearts.
Muhammad Asad
Holy Quran Translation
the while they will be running confusedly to and fro, with their heads upraised [in supplication], unable to look away from what they shall behold, and their hearts an abysmal void.
Progressive Muslims
Holy Quran Translation
They will approach with their heads bowed, and their eyes will not blink, and their hearts will be void.
Abdel Khalek Himmat
Al- Muntakhab
They rush at an excessive pace with hearts sinking in their shoes, lifting up their heads in supplication for forgiveness. Their eyes cannot wink, they are fixedly gazed wide open in terror and their hearts are empty of intellect and of all hope.
Shabbir Ahmed
Holy Quran Translation
They will be on the run to and fro with their heads uplifted in tension as they stare at what they behold, and their hearts vacant of all hope.
Syed Vickar Ahamed
Holy Quran Translation
(They will be) running forward with necks hung out, their heads torn away, their looks not coming back towards them, and their hearts a (large open) hole!
Sahih International
(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)
Racing ahead, their heads raised up, their glance does not come back to them, and their hearts are void.
Sam Gerrans
The Qur'an: A Complete Revelation
Straining forward, their heads uplifted; their gaze not returning to them, and their hearts void.
Ahmed Hulusi
Türkçe Kur'an Çözümü
(İşte o gün onlar) zillet içinde bakarak, başlarını dikerek (yardım arayışında) koşuşur haldedirler. . . Kendilerini göremez bir haldedirler! Ne düşüneceklerini bilemezler!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp çevrilmez. Kalbleri (sanki) bomboştur.
Bayraktar Bayraklı
Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
O gün başlarını dikerek koşarlar; bakışları kendilerine dönmez. Yüreklerinin içi de bomboştur.
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mesaj: Kuran Çevirisi
Başları boyunları üstüne kaskatı dikilmiş, göz kapakları kıpırdamaksızın korkudan dolayı zihinleri bomboş bir halde koşuşurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Başlarını dikerek koşarlar, nazarları kendilerine dönmez, ve yüreklerinin içi bom boş heva kesilmiştir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an-ı Kerim Meali
Başlarını dikerek koşarlar, bakışları kendilerine dönmez ve yüreklerinin içi bomboş hava kesilir.
Gültekin Onan
Kur'an-ı Kerim Meali
Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp çevrilmez. Yürekleri (efidetühüm) (sanki) bomboştur.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(O haldeki) hepsi de başlarını dikerek koşacaklar. Gözleri kendilerine bile dönüb bakamayacak. Kalblerinin içi ise (müdhiş korkularından dolayı akıldan) bomboşdur.
İbni Kesir
Kur'an-ı Kerim Meali
O gün; başları kalkmış, gözleri kendilerine dönmeyecek şekilde sabit kalmış, gönülleri bomboş olarak koşup duracaklardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O Gün onlar, başları (bir medet ararcasına) yukarı kalkık, bakışları kendi hallerini göremeyecek kadar çarpılmış, ve kalpleri bomboş, oradan oraya koşuşup dururlar.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Gözleri, bakışları kendilerine dönemeyecek şekilde donuklaşmış ve başları dikilmiş olarak dururlar. Gönülleri ise bomboş...
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O gün onlar başlarını dikmiş, gözleri donup kalmış, kalpleri bomboş koşup dururlar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(O gün) başlarını dikerek koşarlar, bakışları kendilerine dönmez, (öyle donup kalmıştır sanki). Yüreklerinin içi de bomboş havadır. (Şaşkınlıktan, kafalarında düşünce adına bir şey kalmamıştır).
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an-ı Kerim Meali
Başlarını dikerek koşuşurlar. Bakışları kendilerine dönmez. Yürekleri tamamen boşalmıştır.
Mustafa İslamoğlu
Hayat Kitabı Kur’an
(O gün) onlar arkaya kaykılmış başları, yuvalarına bir türlü dönmeyen fırlamış bakışları ve tamtakır yürekleriyle panik içinde seğirtip dururlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kerim Kur'an
Bakışlarını yukarı dikerek[1], bakışları sabit bir şekilde umutsuzca koşarlar.[2]
2
Davet edene.
1
Bir kurtarıcı beklercesine.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Başları yukarı kalkmış, bakışları kendilerini bile göremeyecek denli çarpılmış ve yürekleri bomboş olarak koşacaklardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Süleymaniye Vakfı Meali
O gün kafaları ikna edilmiş, gözleri kırpılmaz halde ve gönülleri arayış içinde boyun eğmiş olurlar.
Edip Yüksel
Mesaj: Kuran Çevirisi
Başları boyunları üstüne kaskatı dikilmiş, göz kapakları kıpırdamaksızın korkudan dolayı zihinleri bomboş bir halde koşuşurlar.
Mehmet Okuyan
Kur’an Meal-Tefsir
Kalpleri bomboş olarak bakışlarını kontrol edemez şekilde, başları yukarı dikilmiş bir durumda (davetçiye doğru) seğirtip koşarlar.[1]
1
Benzer mesaj: Kamer 54:8.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kerim Kur'an
Başlarını yukarı dikerek[1], bakışları donup kalmış bir şekilde umutsuzca koşarlar.[2]
2
Davet edene.
1
Bir kurtarıcı beklercesine.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Başlarını yukarı dikerek[1], bakışları donup kalmış bir şekilde umutsuzca koşarlar.[2]
1
Bir kurtarıcı beklercesine.
2
Davet edene.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı Meali
O gün başları dik, gözleri fal taşı gibi açık ve gönülleri /içleri bomboş bir halde koşarlar[1].
1
{{20:108}}Taha 20/108,{{/}} {{21:97}}Enbiya 21/97,{{/}} {{36:51}}Yasin 36/51,{{/}} {{54:7}}Kamer 54/7{{/}}-{{54:8}}8,{{/}} {{70:43}}Mearic 70/43.{{/}}
-