Back to Surah
Word Analysis & Comparison
19. Surah 37. Verse
Word Analysis
fa-ikh'talafa
But differed
l-aḥzābu
the sects
مِنۢ
min
from among them
baynihim
from among them
فَوَيْلٌۭ
fawaylun
so woe
لِّلَّذِينَ
lilladhīna
to those who
kafarū
disbelieve
مِن
min
from
mashhadi
(the) witnessing
yawmin
(of) a Day
ʿaẓīmin
great
Rashad Khalifa
The Final Testament
The various parties disputed among themselves (regarding the identity of Jesus). Therefore, woe to those who disbelieve from the sight of a terrible day.
The Monotheist Group
The Quran: A Monotheist Translation
Thus the Confederates disputed between them. Therefore, woe to those who have rejected from the scene of a terrible Day.
Edip-Layth
Quran: A Reformist Translation
So the parties disputed between them. Therefore, woe to those who have rejected from the scene of a terrible day.
Taqi Usmani
Holy Quran Translation
Then the groups among them fell in dispute. So, how evil is the fate of the disbelievers when they have to face the Great Day.
Abul A'la Maududi
Tafhim commentary
But different parties began to dispute with one another.[1] A dreadful woe awaits on that great Day for those that reject the Truth.
1
That is, the sects of the Christians.
Al-Hilali & Khan
Holy Quran Translation
Then the sects differed [i.e. the Christians about ‘Îsâ (Jesus) عليه السلام], so woe unto the disbelievers [those who gave false witness by saying that ‘Îsâ (Jesus) is the son of Allâh] from the Meeting of a great Day (i.e. the Day of Resurrection, when they will be thrown in the blazing Fire)[1].
Abdul Haleem
Holy Quran Translation
But factions have differed among themselves. What suffering will come to those who obscure the truth when a dreadful Day arrives!
Marmaduke Pickthall
Holy Quran Translation
The sects among them differ: but woe unto the disbelievers from the meeting of an awful Day.
Abdullah Yusuf Ali
Holy Quran Translation
But the sects differ among themselves: and woe to the unbelievers because of the (coming) Judgment of a Momentous Day!
Mustafa Khattab
The Clear Quran
Yet their ˹various˺ groups have differed among themselves ˹about him˺, so woe to the disbelievers when they face a tremendous Day!
Aisha Bewley
Holy Quran Translation
The parties differed among themselves. Woe to those who are kafir when they are present on a terrible Day!
Arthur John Arberry
Holy Quran Translation
But the parties have fallen into variance among themselves; then woe to those who disbelieve for the scene of a dreadful day.
George Sale
Holy Quran Translation
Yet the sectaries differ among themselves concerning Jesus; but woe be unto those who are unbelievers, because of their appearance at the great day.
E. Henry Palmer
Holy Quran Translation
And the parties have disagreed amongst themselves, but woe to those who disbelieve, from the witnessing of the mighty day!
Bijan Moeinian
Holy Quran Translation
Unfortunately they divided themselves into different sects and presented different images of Jesus. Pity to the disbelievers on that Great Day in which they have to meet their Lord (and present the reasons for which they made Jesus son of God.)
Hamid S. Aziz
Holy Quran Translation
And, lo! Allah is my Lord and your Lord (see John 20:17), so worship Him; this is the Straight Way.
Mahmoud Ghali
Holy Quran Translation
Yet the parties have differed among themselves; so woe to the ones who have disbelieved for the witnessing of a tremendous Day!
Ali Quli Qarai
Holy Quran Translation
But the factions differed among themselves. So woe to the faithless at the scene of a tremendous day.
Amatul Rahman Omar
Holy Quran Translation
Yet the various sects were divided among themselves. Woe shall befall those who deny the meeting of the great day.
Mohamed Ahmed - Samira
Holy Quran Translation
Yet the sectarians differed among themselves. Alas for the unbelievers when they see the Terrible Day!
Abdel Khalek Himmat
Al- Muntakhab
Nevertheless the various sects found a cause for which they were ready to contend to their life's end. Woe betide them who will not acknowledge Allah's Oneness, Uniqueness and Absoluteness. How distressful shall be the stormy scene they shall have to encounter on a Momentous Day!
Muhammad Asad
Holy Quran Translation
And yet, the sects [that follow the Bible] are at variance among themselves [about the nature of Jesus Woe, then, unto all who deny the truth when that awesome Day will appear!
Progressive Muslims
Holy Quran Translation
So the parties disputed between them. Therefore, woe to those who have rejected from the scene of a terrible Day.
Shabbir Ahmed
Holy Quran Translation
And yet, the sects (that follow the Bible) differ among themselves. Woe then, unto all who deny the Truth when that awesome Day will appear.
Syed Vickar Ahamed
Holy Quran Translation
Then, the groups differed among themselves: so (this is a) warning to the disbelievers because of the Judgment on a great Day!
Sahih International
(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)
Then the factions differed [concerning Jesus] from among them, so woe to those who disbelieved - from the scene of a tremendous Day.
Sam Gerrans
The Qur'an: A Complete Revelation
Then the parties differed among themselves; then woe to those who ignore warning from the meeting of a tremendous day.
Ahmed Hulusi
Türkçe Kur'an Çözümü
Çeşitli anlayıştakiler (Uluhiyetin TEK'liğinden perdeliler) aralarında ayrılığa düştüler (Allah'a iftira attılar). . . Yaşanacak azametli sürecin dehşetinde yazık olacak o hakikat bilgisini inkar edenlere!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkar edenlere.
Bayraktar Bayraklı
Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
Sonra gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük günü görecek olduğu zamanda vay o kafirlerin haline!
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kafirlerin haline!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mesaj: Kuran Çevirisi
Mezhepler, (İsa'nın kimliği üzerinde) aralarında anlaşmazlığa düştüler. Büyük bir güne tanık olacak kafirlerin vay haline!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra hizibler kendi aralarında ıhtilafa düştüler, artık büyük bir günün görülecek hailesinden veyl o küfredenlere
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an-ı Kerim Meali
Sonra gruplar kendi aralarında görüş ayrılığına düştüler. Artık büyük bir günün görülecek dehşetinden vay kafirlerin haline!
Gültekin Onan
Kur'an-ı Kerim Meali
İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay küfredenlere.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sonra fıkralar kendi aralarında ihtilaf etdi. Artık görecekleri büyük bir günün çetin azabı o kafirlerindir.
İbni Kesir
Kur'an-ı Kerim Meali
Fırkalar kendi aralarında ihtilafa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Hal böyleyken (Kitab-ı Mukaddes'e bağlı olduklarını iddia eden) hizipler yine de aralarında (İsa'nın doğası hakkında) çekişip duruyorlar! Öyleyse, o büyük Gün bütün açıklığıyla gelip çattığı zaman vay hallerine hakkı inkar edenlerin!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Gruplar aralarında ayrılığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!..
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sonra onun hakkında birtakım gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o kafirlerin başına geleceklere!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kendi aralarından hizipler, ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline!
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an-ı Kerim Meali
Kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Büyük bir günün tanıklığından ötürü vay o inkarcıların haline!
Mustafa İslamoğlu
Hayat Kitabı Kur’an
Buna rağmen mezhepler kendi aralarında ayrılığa düştüler. O halde, büyük bir günün sorgusunda (yaşayacaklarından) dolayı, inkarda direnen o kimselerin vay hallerine!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kerim Kur'an
Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ayrımcılar, aralarında uyuşmazlığa düştüler. Büyük bir güne tanık olacak olan nankörlük edenlerin; artık, vay başlarına gelene!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Süleymaniye Vakfı Meali
İçlerinden farklı kesimler birbirlerine düştüler. Vay haline o büyük günde huzura çıkmayı göz ardı edenlerin.
Edip Yüksel
Mesaj: Kuran Çevirisi
Mezhepler, (İsa'nın kimliği üzerinde) aralarında anlaşmazlığa düştüler. Büyük bir güne tanık olacak kafirlerin vay haline!
Mehmet Okuyan
Kur’an Meal-Tefsir
(Çeşitli) gruplar kendi aralarında (İsa hakkında) ayrılığa düştüler. Büyük günün şahitliği nedeniyle kâfir olanların vay hâllerine![1]
1
Benzer mesaj: Zuhruf 43:65.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kerim Kur'an
Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o Kafirlerin[1] vay haline.
1
Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o Kafirlerin vay haline.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı Meali
İçlerinden bazı kesimler anlaşmazlığa düştü.[1] O azametli günde görüp yaşayacaklarından dolayı kafirlik edenlerin vay haline![2]
1
{{3:55}}Al-i İmran 3/55,{{/}} {{4:157}}Nisa 4/157.{{/}}
2
{{43:65}}Zuhruf 43/65,{{/}} {{51:60}}Zariyat 51/60.{{/}}
-