Back to Surah
Word Analysis & Comparison
19. Surah 55. Verse
Word Analysis
wakāna
And he used
yamuru
(to) enjoin
ahlahu
(on) his people
bil-ṣalati
with the salat
wal-zakati
and zakah
wakāna
and was
ʿinda
near
rabbihi
his Lord
marḍiyyan
pleasing
Rashad Khalifa
The Final Testament
He used to enjoin his family to observe the Contact Prayers (Salat) and the obligatory charity (Zakat); he was acceptable to his Lord.
The Monotheist Group
The Quran: A Monotheist Translation
And he used to instruct his family to the contact prayer and purification, and his Lord was pleased with him.
Edip-Layth
Quran: A Reformist Translation
He used to instruct his family with the contact prayer and towards betterment, and his Lord was pleased with him.
Marmaduke Pickthall
Holy Quran Translation
He enjoined upon his people worship and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.
Al-Hilali & Khan
Holy Quran Translation
And he used to enjoin on his family and his people As-Salât (the prayers) and the Zakât and his Lord was pleased with him.
Abdul Haleem
Holy Quran Translation
He commanded his household to pray and give alms, and his Lord was well pleased with him.
Abul A'la Maududi
Tafhim commentary
He enjoined his household to observe Prayer and to give Zakah (purifying alms); and his Lord was well pleased with him.
Abdullah Yusuf Ali
Holy Quran Translation
He used to enjoin on his people Prayer and Charity, and he was most acceptable in the sight of his Lord.
Taqi Usmani
Holy Quran Translation
He used to enjoin Salāh and Zakāh upon his family, and was favourite to his Lord.
Mustafa Khattab
The Clear Quran
He used to urge his people to pray and give alms-tax. And his Lord was well pleased with him.
Aisha Bewley
Holy Quran Translation
He used to command his people to do salat and give zakat and he was pleasing to his Lord.
Hamid S. Aziz
Holy Quran Translation
And mention Ishmael in the Book; verily, he was true to his promise, and was a messenger and a prophet.
Mahmoud Ghali
Holy Quran Translation
And he used to command his family to (keep up) the prayer and (to give) Zakat; (The poordues) and he was most satisfied in the Providence of his Lord.
Ali Quli Qarai
Holy Quran Translation
He used to bid his family to [maintain] the prayer and to [pay] the zakāt, and was pleasing to his Lord.
Amatul Rahman Omar
Holy Quran Translation
He enjoined his people to observe prayer and present alms. He was well pleasing to his Lord.
Bijan Moeinian
Holy Quran Translation
He would invite his folks to worship Me on regular basis and encourage them to be charitable. God is satisfied with him.
E. Henry Palmer
Holy Quran Translation
and he used to bid his people prayers and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.
George Sale
Holy Quran Translation
And he commanded his family to observe prayer, and to give alms; and he was acceptable unto his Lord.
Arthur John Arberry
Holy Quran Translation
He bade his people to pray and to give the alms, and he was pleasing to his Lord.
Mohamed Ahmed - Samira
Holy Quran Translation
He enjoined on his household worship and zakat, and he was obedient to his Lord.
Muhammad Asad
Holy Quran Translation
who used to enjoin upon his people prayer and charity, and found favour in his Sustainer's sight.
Abdel Khalek Himmat
Al- Muntakhab
He always enjoined his family and his people the practice of praying to Allah and the religious duty of Zakat, and he was very near and well pleasing to Allah, his Creator.
Progressive Muslims
Holy Quran Translation
And he used to instruct his family with the contact-method and towards betterment, and his Lord was pleased with him.
Syed Vickar Ahamed
Holy Quran Translation
And he used to bring together his people with prayer and charity, and he was welcome in the Sight of his Lord.
Shabbir Ahmed
Holy Quran Translation
He enjoined upon his people the establishment of the Divine System and of the Just Economic Order. He was highly acceptable in the Sight of his Lord.
Sahih International
(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)
And he used to enjoin on his people prayer and zakah and was to his Lord pleasing.
Sam Gerrans
The Qur'an: A Complete Revelation
He enjoined upon his people the duty and the purity, and was pleasing in the sight of his Lord.
Ahmed Hulusi
Türkçe Kur'an Çözümü
Ailesine salatı yaşamayı ve safiyeti emrederdi. Rabbinin indinde mardiye (şuurunda - tecelli-i sıfat) idi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.
Bayraktar Bayraklı
Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
Ailesine/halkına namazı ve zekatı emrederdi. Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mesaj: Kuran Çevirisi
Ailesine namazı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Rabbi tarafından beğenilmişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve hanedanına namaz ve zekat ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an-ı Kerim Meali
Ailesine namaz ve zekat emrederdi ve Rabbi katında hoşnutluğa ermişti.
Gültekin Onan
Kur'an-ı Kerim Meali
Ehline, namazı ve zekatı buyuruyordu ve o, rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Kavmine namaz (kılmayı), zekat (vermeyi) emr ederdi. Rabbi nezdinde rızaya ermişdi o.
İbni Kesir
Kur'an-ı Kerim Meali
Kavmine namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbının katında hoşnudluğu ermişti.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve halkına salatı ve zekatı emrederdi; ve o da Rabbinin katında hoşnutluk kazanmıştı.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ailesine namazı ve zekatı emrederdi. Rabbinin yanında kendisinden hoşnut olunan birisiydi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Halkına namazı ve zekatı tavsiye ederdi. Rabbinin razı olduğu biri idi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Halkına namaz kılmayı, zekat vermeyi emrederdi. Rabbi yanında beğenilmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an-ı Kerim Meali
Ailesine namazı, zekatı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kişiydi.
Mustafa İslamoğlu
Hayat Kitabı Kur’an
Ve yakınlarına Allah davasına destek vermeyi ve arınmak için ödenmesi gereken bedeli ödemeyi emrederdi; ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kerim Kur'an
Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu.[1] Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.
1
Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi; ibadete layık yeğane ilahın Allah olduğuna inanmayı; benliğini arındırmayı, ruhen, kalben, manen temizlenmeyi, arı duru hale gelmeyi buyuruyordu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ailesine, namazı ve zekatı öğütlerdi. Efendisinin katında hoşnutluk kazanmıştı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Süleymaniye Vakfı Meali
Ailesine namazı ve zekatı emreder ve Rabbinin katında beğenilirdi.
Edip Yüksel
Mesaj: Kuran Çevirisi
Ailesine salatı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Efendisi tarafından beğenilmişti.
Mehmet Okuyan
Kur’an Meal-Tefsir
Ayrıca o, ailesine (halkına) salâtı (namazı) ve zekâtı emrederdi.[1] Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış biriydi.
1
Bu ayet namaz, zekât vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kerim Kur'an
Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu[1]. Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.
1
Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almak, salatı (namaz) kılmak, dua etmek demektir. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Salatın ayrıca din ve havra anlamı da bulunmaktadır. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir; sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir. Namaz, Farsça bir sözcüktür ve bu sözcük Kur'an'da geçmez. Zekat, arınmak, arındırmak, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı[1] ve zekatı[2] buyuruyordu. Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.
1
Bkz.19:31. ayetin 2. dipnotu.
2
Bkz. 19:13. ayetin dipnotu.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı Meali
O, ailesine namazı ve zekatı emrederdi.[1] Rabbinin katında kendisinden razı olunan bir kişiydi.[2]
1
Dinin ayrılmaz bir parçası olan namaz ve zekat her ümmete emredilmiştir ({{2:125}}Bakara 2/125,{{/}} {{14:37}}İbrahim 14/37,{{/}} {{21:73}}Enbiya 21/73,{{/}} {{22:26}}Hac 22/26,{{/}} {{98:5}}Beyyine 98/5{{/}}).
2
{{6:86}}En'am 6/86.{{/}}
-