Back to Surah
Word Analysis & Comparison
19. Surah 72. Verse
Word Analysis
ثُمَّ
thumma
Then
nunajjī
We will deliver
ٱلَّذِينَ
alladhīna
those who
ittaqaw
feared (Allah)
wanadharu
and We will leave
l-ẓālimīna
the wrongdoers
فِيهَا
fīhā
therein
jithiyyan
bent (on) knees
Rashad Khalifa
The Final Testament
Then we rescue the righteous, and leave the transgressors in it, humiliated.
The Monotheist Group
The Quran: A Monotheist Translation
Then We will save those who were righteous, and We will leave the wicked in it on their knees.
Edip-Layth
Quran: A Reformist Translation
Then We will save those who were righteous, and We leave the wicked in it on their knees.
Taqi Usmani
Holy Quran Translation
Then We will save those who feared Allah, and will leave the wrongdoers in it, fallen on their knees.
Abul A'la Maududi
Tafhim commentary
Then We shall deliver those that feared Allah and leave the wrong-doers there on their knees.
Abdullah Yusuf Ali
Holy Quran Translation
But We shall save those who guarded against evil, and We shall leave the wrong-doers therein, (humbled) to their knees.
Marmaduke Pickthall
Holy Quran Translation
Then We shall rescue those who kept from evil, and leave the evil-doers crouching there.
Al-Hilali & Khan
Holy Quran Translation
Then We shall save those who used to fear Allâh and were dutiful to Him. And We shall leave the Zâlimûn (polytheists and wrongdoers) therein (humbled) to their knees (in Hell).
Abdul Haleem
Holy Quran Translation
We shall save the devout and leave the evildoers there on their knees.
Mustafa Khattab
The Clear Quran
Then We will deliver those who were devout, leaving the wrongdoers there on their knees.
Arthur John Arberry
Holy Quran Translation
Then We shall deliver those that were godfearing; and the evildoers We shall leave there, hobbling on their knees.
Aisha Bewley
Holy Quran Translation
Then We will rescue those who had taqwa and We will leave the wrongdoers in it on their knees.
George Sale
Holy Quran Translation
Afterwards We will deliver those who shall have been pious, but We will leave the ungodly therein on their knees.
Ali Quli Qarai
Holy Quran Translation
Then We will deliver those who are Godwary, and leave the wrongdoers in it, fallen on their knees.
Bijan Moeinian
Holy Quran Translation
Then I will rescue the righteous ones and leave the criminals therein to suffer.
Hamid S. Aziz
Holy Quran Translation
There is not one of you who will not go down to it (the Fire), that is a fixed Decree of your Lord.
Mahmoud Ghali
Holy Quran Translation
Thereafter We will safely deliver the ones who were pious and leave behind the unjust (ones), (abjectly) kneeling.
Amatul Rahman Omar
Holy Quran Translation
And (let Us tell you another thing, ) We shall save those who guard against evil and are righteous. We shall leave only the wrong doing people therein (the Hell) fallen on their knees.
E. Henry Palmer
Holy Quran Translation
Then we will save those who fear us; but we will leave the evildoers therein on their knees.
Mohamed Ahmed - Samira
Holy Quran Translation
We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
Abdel Khalek Himmat
Al- Muntakhab
There, will We lead safely and deliver those who entertained the profound reverence dutiful to Allah and leave to it down on their knees the wrongful of actions whom it asserts as her own.
Muhammad Asad
Holy Quran Translation
And once again: We shall save [from hell] those who have been conscious of Us; but We shall leave in it the evildoers, on their knees.
Progressive Muslims
Holy Quran Translation
Then We will save those who were righteous, and We leave the wicked in it on their knees.
Shabbir Ahmed
Holy Quran Translation
And once again, We shall save the upright and leave the wrongdoers crouching in humiliation. (Those who walk aright will be kept so clear of hell that they won't even hear any commotion (21:102)).
Sahih International
(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)
Then We will save those who feared Allah and leave the wrongdoers within it, on their knees.
Syed Vickar Ahamed
Holy Quran Translation
Then We shall save those who kept away from evil, and We shall leave the wrongdoers in there, (pulled down) on their knees.
Sam Gerrans
The Qur'an: A Complete Revelation
Then will We deliver those who were in prudent fear, and leave the wrongdoers therein on bended knee.
Ahmed Hulusi
Türkçe Kur'an Çözümü
Sonra korunanları (korunmanın getirisi, nurani kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Bayraktar Bayraklı
Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
Sonra biz, Allah'tan sakınanları cehennemden uzak tutarız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mesaj: Kuran Çevirisi
Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an-ı Kerim Meali
Sonra takva sahiplerini kurtarırız ve zalimleri diz üstü bırakırız.
Gültekin Onan
Kur'an-ı Kerim Meali
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sonra takvaaya erenleri kurtaracağız. Zaalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.
İbni Kesir
Kur'an-ı Kerim Meali
Sonra Biz, takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bir kere daha (hatırlatalım ki): Biz, Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanları (cehennemden) kurtaracağız; ama zalimleri onun içinde diz üstü bırakacağız.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sonra, korunanları kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sonra Allah'ı sayıp günahlardan sakınan müttakileri kurtararak zalimleri dizüstü çökmüş vaziyette orada bırakacağız.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an-ı Kerim Meali
Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız. Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.
Mustafa İslamoğlu
Hayat Kitabı Kur’an
En sonunda, (hayatta) sorumluluk bilinciyle hareket etmiş olanları (oraya düşmekten) kurtaracağız; fakat kendilerine kötülük edenleri orada perişan bir halde bırakacağız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kerim Kur'an
Sonra Biz takva sahiplerini[1] kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
1
Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alanları.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonra, sorumluluk bilinci taşıyanları kurtaracağız. Haksızlık yapanları da diz üstü çökmüş durumda bırakacağız.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah'tan çekinerek kendini korumuş olanları[1] kurtaracak, yanlış yapanları (zalimleri) de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
1
Allah'ın affetmeyeceği şirk günahından kendini korumuş olanları Bkz. Nisa 4/48, Nisa 4/116
Edip Yüksel
Mesaj: Kuran Çevirisi
Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.
Mehmet Okuyan
Kur’an Meal-Tefsir
Sonra elbette biz takvâlı (duyarlı) olanları koruy(up kurtar)acağız; zalimleri ise diz üstü çökmüş olarak orada bırakacağız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kerim Kur'an
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı Meali
İçinizden kendini (şirkten) korumuş olanları[1] daha sonra kurtaracak, bile bile yanlışlar içinde kalanları[2] da orada dizleri üstüne çökmüş olarak bırakacağız[3].
1
{{4:48}}Nisa 4/48{{/}}, {{4:116}}116{{/}}
2
Yanlış yapan diye meal verdiğimiz kelime "zalim"dir. Kelimenin kökü olan zulüm (ظلم), sınırları aşarak bir şeyi, olması gereken yerin dışına koymaktır (Mekayis). Bunun Türkçe karşılığı "bile bile yanlış yapmak" olur.
3
{{7:44}}A'raf 7/44{{/}}-{{7:45}}45.{{/}}
-