Back to Surah
Word Analysis & Comparison
21. Surah 28. Verse
Word Analysis
yaʿlamu
He knows
مَا
what
bayna
(is) before them
aydīhim
(is) before them
وَمَا
wamā
and what
khalfahum
(is) behind them
وَلَا
walā
and not
yashfaʿūna
they (can) intercede
إِلَّا
illā
except
لِمَنِ
limani
for whom
ir'taḍā
He approves
وَهُم
wahum
And they
مِّنْ
min
from
khashyatihi
fear of Him
mush'fiqūna
stand in awe
Rashad Khalifa
The Final Testament
He knows their future and their past. They do not intercede, except for those already accepted by Him, and they are worried about their own necks.,
The Monotheist Group
The Quran: A Monotheist Translation
He knows their present and their future, and they cannot intercede unless it is for those whom He is pleased with. And, from His concern, they are worried.
Edip-Layth
Quran: A Reformist Translation
He knows their present and their future, and they cannot intercede unless it is for those whom He is pleased with. They stand in awe and reverence of Him.
Taqi Usmani
Holy Quran Translation
He knows what is in front of them and what is behind them, and they make recommendation for none but for whom He likes, and in awe of Him they are fearful.
Abdullah Yusuf Ali
Holy Quran Translation
He knows what is before them, and what is behind them, and they offer no intercession except for those who are acceptable, and they stand in awe and reverence of His (Glory).
Mustafa Khattab
The Clear Quran
He ˹fully˺ knows what is ahead of them and what is behind them. They do not intercede except for whom He approves, and they tremble in awe of Him.
Abul A'la Maududi
Tafhim commentary
He knows whatever is before them and whatsoever is remote from them and they do not intercede except for him, intercession on whose behalf pleases Him, and they stand constantly in awe of Him.[1]
1
These two verses refute the two reasons for which the mushriks had made the angels their deities:
Al-Hilali & Khan
Holy Quran Translation
He knows what is before them, and what is behind them, and they cannot intercede except for him with whom He is pleased. And they stand in awe for fear of Him.
Marmaduke Pickthall
Holy Quran Translation
He knoweth what is before them and what is behind them, and they cannot intercede except for him whom He accepteth, and they quake for awe of Him.
Abdul Haleem
Holy Quran Translation
He knows what is before them and what is behind them, and they cannot intercede without His permission––indeed they themselves stand in awe of Him.
Hamid S. Aziz
Holy Quran Translation
They speak not until He speaks; and they act by His command (John30).
Bijan Moeinian
Holy Quran Translation
The Lord knows His Prophets inside out. They cannot intercede on behalf of none; except for the one that God will be pleased to hear a plea on his behalf. As a matter of fact, the Prophets themselves worry about their own fate!
Aisha Bewley
Holy Quran Translation
He knows what is in front of them and what is behind them. They only intercede on behalf of those with whom He is pleased, and even they are apprehensive out of fear of Him.
George Sale
Holy Quran Translation
He knoweth that which is before them, and that which is behind them: They shall not intercede for any, except for whom it shall please Him; and they tremble for fear of Him.
Mahmoud Ghali
Holy Quran Translation
He knows whatever is before them (Literally: between their hands) and whatsoever is behind them, and they do not intercede except for them with whom He is divinely satisfied, and they feel timorous in apprehension of Him.
Amatul Rahman Omar
Holy Quran Translation
He knows all that is before them (- their future) and all that is behind them (- their past). And they do not intercede except for the person for whom He is pleased to accord permission. And they are full of awe and reverence out of His Majesty.
E. Henry Palmer
Holy Quran Translation
He knows what is before them, and what is behind them, and they shall not intercede except for him whom He is pleased with; and they shrink through fear.
Ali Quli Qarai
Holy Quran Translation
He knows that which is before them and that which is behind them, and they do not intercede except for someone He approves of, and they are apprehensive for the fear of Him.
Arthur John Arberry
Holy Quran Translation
He knows what is before them and behind them, and they intercede not save for him with whom He is well-pleased, and they tremble in awe of Him.
Mohamed Ahmed - Samira
Holy Quran Translation
He knows what was there before them and what came after them; and they did not intercede for any one but whom He willed, and they were filled with awe of Him.
Muhammad Asad
Holy Quran Translation
He knows all that lies open before them and all that is hidden from them: hence, they cannot intercede for any but those whom He has [already] graced with His goodly acceptance, since they themselves stand in reverent awe of Him.
Syed Vickar Ahamed
Holy Quran Translation
He knows what is before them, and what is behind them, and they offer no mediation except for those for whom (the intercessions) are accepted, and they stand in fear and respect to His (Glory).
Progressive Muslims
Holy Quran Translation
He knows their present and their future, and they cannot intercede unless it is for those whom He is pleased with. And they stand in awe and reverence of Him.
Abdel Khalek Himmat
Al- Muntakhab
He knows all that is before them and all that is behind them and they never intercede on behalf of anyone except on behalf of those approved by Him, those to whom He intends to be gracious. The angels- keep in awe of Him on account of the deep veneration and the profound reverence dutiful to Him.
Shabbir Ahmed
Holy Quran Translation
He knows their future and their past. They cannot intercede, except that they may stand up as witnesses for those who have earned a bond of His Approval in the worldly life (19:87). And they stand in awe and reverence of His Glory. (6:15).
Sahih International
(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)
He knows what is [presently] before them and what will be after them, and they cannot intercede except on behalf of one whom He approves. And they, from fear of Him, are apprehensive.
Sam Gerrans
The Qur'an: A Complete Revelation
He knows what is before them, and what following them, and they intercede not save for him with whom He is pleased; and they are from fear of Him in dread.
Ahmed Hulusi
Türkçe Kur'an Çözümü
Onların önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. . . Onlar, ancak rızasını kazanmış kişilere şefaat ederler. . . Onlar, O'nun haşyetinden titrerler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar şefaat etmezler (kendisinden) hoşnut olunandan başka. Ve onlar, O'nun haşmetinden içleri titremekte olanlardır.
Bayraktar Bayraklı
Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Allah'ın rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler. Onlar, Allah korkusundan titrerler.
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O'nun korkusuyla titrerler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mesaj: Kuran Çevirisi
O onların geçmişini ve geleceğini bilir. Onlar O'nun hoşnut olduğu kullarından başkası için şefaat etmezler. Onlar bile O'nun karşısında saygıyla titrerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O onların önlerindekini arkalarındakini bilir ve onlar onun rıza verdiği kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi onun haşyetinden titrerler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an-ı Kerim Meali
Allah onların önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. Allah'ın razı olacağı kimselerden başkasına şefaat etmezler. Hepsi O'nun korkusundan titrerler.
Gültekin Onan
Kur'an-ı Kerim Meali
O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir onlar şefaat etmezler (kendisinden) hoşnut olunandan başka. Ve onlar, O'nun haşmetinden içleri titremekte olanlardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Önlerindekini de, arkalarındakini de O bilir. Bunlar, Onun rızasına ermiş olandan başka kimseye şefaat etmezler. Bunlar Onun korkusundan titreyenlerdir.
İbni Kesir
Kur'an-ı Kerim Meali
O, onların önlerindekilerini de bilir, arkalarındakini de bilir. Onlar, Allah'ın hoşnud olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler ve O'nun korkusundan titrerler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O, onların gözünün önünde olanları da bilir, onlardan gizli tutulan şeyleri de bilir; bunun içindir ki, onlar, O'nun (zaten) hoşnut olduğu insanların dışında kimseye yan çıkıp kayıramazlar; çünkü (herkesten önce) onların kendileri O'nun korkusuyla titrerler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Allah'ın razı olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler. O'nun korkusundan tir tir titrerler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O onların yaptıklarını da yapacaklarını da, açıkladıklarını da gizlediklerini de bilir. Onlar, sadece O'nun razı olduğu kimse hakkında şefaat ederler. O'na duydukları tazimden ötürü çekinir, titrerler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Allah) Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. (Allah'ın) razı olduğundan başkasına şefa'at edemezler ve onlar, O'nun korkusundan titrerler.
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an-ı Kerim Meali
O, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Onlar, O'nun hoşnutluk verdiklerinden başkasına da şefaat etmezler. Ve onlar O'nun korkusundan titrerler.
Mustafa İslamoğlu
Hayat Kitabı Kur’an
O, onların bildiklerini de bilmediklerini de bilir. Ki zaten onlar, O'nun hoşnut ve razı olmadığı hiç kimseye şefaat edemezler: zira onlar O'nun yüceliği karşısında derin bir saygıyla titrerler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kerim Kur'an
Allah, onların bütün yapıp ettiklerini bilir. Ve onlar, rızasına ermiş olanlardan başkasına şefaat[1] edemezler. Onlar, O'na duydukları derin saygıdan titrerler.
1
Yardım.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onların yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O'nun hoşnutluğunu kazanmış olanlardan başkasına ara buluculuk yapamazlar. Çünkü Onlar, O'nun korkusuyla titrerler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Süleymaniye Vakfı Meali
Yaptıklarını da geriye bıraktıklarını da O bilir. O'nun razı olduğu kişiden başkası lehine destek veremezler[1]. Onlar Allah korkusundan titrerler.
1
Dua edemezler.
Edip Yüksel
Mesaj: Kuran Çevirisi
O onların geçmişini ve geleceğini bilir. Onlar O'nun hoşnut olduğu kullarından başkası için şefaat etmezler. Onlar bile O'nun karşısında saygıyla titrerler.[1]
1
* Şefaat hikayesi, Sapkının oltasındaki en etkin yemdir. * Bak, 2:48; 43:86.
Mehmet Okuyan
Kur’an Meal-Tefsir
(Allah) onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir.[1] (Allah'ın) razı olduğundan başkasına şefaat edemezler.[2] Onlar (Allah'a) saygıları nedeniyle titrerler!
2
Bu ayet Tâhâ 20:109, Zümer 39:43-44 ve Necm 53:26. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
1
Benzer mesajlar: Bakara 2:255; Tâhâ 20:110; Hacc 22:76.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kerim Kur'an
Allah, onların bütün yapıp ettiklerini bilir. Ve onlar, rızasına ermiş olanlardan başkasına şefaat[1] edemezler. Onlar, O'na duydukları derin saygıdan titrerler.
1
Yardım.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Allah, onların bütün yapıp ettiklerini bilir. Ve onlar, rızasına ermiş olanlardan başkasına şefaat[1] edemezler. Onlar, O'na duydukları derin saygıdan titrerler.
1
Şefaat, kelime anlamı olarak yardım etmek demektir. Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Nebiler de dahil hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. Kur'an'a göre "şefaat" inancı kesinlikle şirktir (2:48, 123). Şefaatin olduğunu iddia etmek Allah'ın haksızlık yapacağını, torpil yapacağını söylemekle eş anlamlı bir iddiadır. Bu Allah'a atılan büyük bir iftiradır. Yüzlerce ayette, herkese sadece ve sadece yaptıklarının karşılığının verileceğini ve şefaatin olmadığını açıkça söylenmesine rağmen, şefaatin olduğuna inanmak, Allah'ın sözüne itibar etmemektir.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı Meali
Onların önlerinde olanı da arkalarında kalanı da Allah bilir[1]. Onun razı olduğu kişiden başkasına şefaat edemez /destek veremezler[2]. Onlar, Allah'tan çekindikleri için korkudan titrerler.
1
Önlerinde olan, o anda var olandır. Arkalarında kalan ise önceden yaptıklarıdır ({{34:9}}Sebe 34/9,{{/}} {{36:9}}Yasin 36/9{{/}}).
2
{{6:61}}En'am 6/61,{{/}} {{13:14}}Ra'd 13/14,{{/}} {{53:26}}Necm 53/26,{{/}} {{86:4}}Tarık 86/4.{{/}}
-