Back to Surah
Word Analysis & Comparison
21. Surah 64. Verse
Word Analysis
farajaʿū
So they returned
إِلَىٰٓ
ilā
to
anfusihim
themselves
faqālū
and said
إِنَّكُمْ
innakum
Indeed, you
أَنتُمُ
antumu
[you]
l-ẓālimūna
(are) the wrongdoers
Rashad Khalifa
The Final Testament
They were taken aback, and said to themselves, "Indeed, you are the ones who have been transgressing."
The Monotheist Group
The Quran: A Monotheist Translation
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"
Edip-Layth
Quran: A Reformist Translation
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"
Taqi Usmani
Holy Quran Translation
So they turned to one another and said, "In fact, you yourselves are the wrongdoers."
Abul A'la Maududi
Tafhim commentary
Thereupon they turned to their (inner) selves and said (to themselves): "Surely it is you who are the wrong-doers."
Marmaduke Pickthall
Holy Quran Translation
Then gathered they apart and said: Lo! ye yourselves are the wrong-doers.
Abdul Haleem
Holy Quran Translation
They turned to one another, saying, ‘It is you who are in the wrong,’
Mustafa Khattab
The Clear Quran
So they came back to their senses, saying ˹to one another˺, "You yourselves are truly the wrongdoers!"
Abdullah Yusuf Ali
Holy Quran Translation
So they turned to themselves and said, "Surely ye are the ones in the wrong!"
Al-Hilali & Khan
Holy Quran Translation
So they turned to themselves and said: "Verily, you are the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."
E. Henry Palmer
Holy Quran Translation
Then they came to themselves and said, 'Verily, ye are the wrong-doers. '
George Sale
Holy Quran Translation
And they returned unto themselves, and said the one to the other, verily ye are the impious persons.
Ali Quli Qarai
Holy Quran Translation
Thereat they came to themselves and said [to one another], ‘Indeed it is you who are the wrongdoers!’
Mahmoud Ghali
Holy Quran Translation
So they returned one to another (Literally: returned to themselves) (and) then said, "Surely you yourselves are the unjust. "
Bijan Moeinian
Holy Quran Translation
They consulted among themselves and arrived to the conclusion that they, themselves, were the real unjust people (worshipping the kind of gods who were good for nothing. "
Amatul Rahman Omar
Holy Quran Translation
Then they turned to their leaders and to one another and said, `You, yourselves are surely in the wrong. '
Aisha Bewley
Holy Quran Translation
They consulted among themselves and said, ‘It is you yourselves who are wrongdoers. ’
Hamid S. Aziz
Holy Quran Translation
Said he, "Nay, it was this largest of the idols. But ask them, if they can speak."
Arthur John Arberry
Holy Quran Translation
So they returned one to another, and they said, 'Surely it is you who are the evildoers. '
Mohamed Ahmed - Samira
Holy Quran Translation
Then they thought and observed: "Surely you are yourselves unjust. "
Muhammad Asad
Holy Quran Translation
And so they turned upon one another, saying, "Behold, it is you who are doing wrong. "
Abdel Khalek Himmat
Al- Muntakhab
And there, they blamed themselves saying: "You are indeed the wrongful of actions"
Sahih International
(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)
So they returned to [blaming] themselves and said [to each other], "Indeed, you are the wrongdoers. "
Progressive Muslims
Holy Quran Translation
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"
Syed Vickar Ahamed
Holy Quran Translation
So they turned amongst themselves and said, "Surely, you are the ones in the wrong!"
Shabbir Ahmed
Holy Quran Translation
They were taken aback, withdrew themselves, thought and said to one another, "Verily, you yourselves are the wrongdoers. " (You disregarded the security of the powerless idols).
Sam Gerrans
The Qur'an: A Complete Revelation
And they returned to themselves and said: “It is you who are the wrongdoers.”
Ahmed Hulusi
Türkçe Kur'an Çözümü
Şöyle bir düşündükten sonra: "Muhakkak ki siz, evet siz zalimlersiniz" dediler (birbirlerine).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Bayraktar Bayraklı
Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
- Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, "Doğrusu siz zalimlerdensiniz" dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, "Ey İbrahim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin" dediler.
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz" dediler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mesaj: Kuran Çevirisi
Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: 'Gerçekten sizler haksızsınız.'
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de dediler: doğrusu siz haksızsınız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an-ı Kerim Meali
Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: "Doğrusu siz haksızsınız!" dediler.
Gültekin Onan
Kur'an-ı Kerim Meali
Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bunun üzerine vicdanlarına dönüb (birbirlerine) dediler ki: "Hiç şübhesiz (asıl) zaalimler sizsiniz, siz"!
İbni Kesir
Kur'an-ı Kerim Meali
Bunun üzerine kendilerine dönüp dediler ki: Hiç şüphesiz zalimler sizsiniz siz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bunun üzerine birbirlerine dönüp: "Doğrusu, asıl zalim olan sizlermişsiniz!" dediler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bunun üzerine kendilerine gelip: -Siz, gerçekten haksızsınız dediler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bunun üzerine vicdanlarına dönüp içlerinden: "Asıl zalim İbrahim değil, bu aciz putlara ibadet edip bel bağlayan sizler, biz müşriklermişiz!" dediler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an-ı Kerim Meali
Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz."
Mustafa İslamoğlu
Hayat Kitabı Kur’an
Bunun üzerine kendi iç dünyalarına döndüler ve (kendi kendilerine) "Siz var ya, siz" dediler, "işte asıl haddini bilmezin ta kendisisiniz!"
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kerim Kur'an
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Bunun üzerine, kendilerine geldiler; "Demek ki, gerçekten haksızlık yapmışsınız!" dediler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Süleymaniye Vakfı Meali
Bunun üzerine kendilerine geldiler de "Biz, gerçekten yanlış yoldayız[1]" dediler.
1
iltifat Bakara 2/64
Edip Yüksel
Mesaj: Kuran Çevirisi
Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: "Gerçekten sizler haksızsınız."
Mehmet Okuyan
Kur’an Meal-Tefsir
Kendilerine dönüp "Zalimler sizsiniz, siz!" demişlerdi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kerim Kur'an
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı Meali
Bunun üzerine kendilerine geldiler ve şöyle dediler: "Biz, gerçekten yanlış yoldayız[1]!"
1
İltifat. Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki "left = لفت" kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır: ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.
-