Back to Surah
Word Analysis & Comparison
21. Surah 9. Verse
Word Analysis
ثُمَّ
thumma
Then
ṣadaqnāhumu
We fulfilled (for) them
l-waʿda
the promise
fa-anjaynāhum
and We saved them
وَمَن
waman
and whom
nashāu
We willed
wa-ahlaknā
and We destroyed
l-mus'rifīna
the transgressors
Rashad Khalifa
The Final Testament
We fulfilled our promise to them; we saved them together with whomever we willed, and annihilated the transgressors.
The Monotheist Group
The Quran: A Monotheist Translation
Then We fulfilled the promise to them, so We saved them and whom We pleased, and We destroyed those who transgressed.
Edip-Layth
Quran: A Reformist Translation
Then We fulfilled the promise to them, so We saved them and whom We pleased, and We destroyed those who transgressed.
Abul A'la Maududi
Tafhim commentary
Then We fulfilled the promise We had made to them: We rescued them and those whom We wished, and We destroyed those who exceeded all bounds.[1]
1
History not only tells us that the former Messengers were human beings but it also contains a lesson that they all received Allah’s succor as promised by Him and their enemies were completely destroyed. Therefore you should seriously consider the goal for which you are heading.
Abdullah Yusuf Ali
Holy Quran Translation
In the end We fulfilled to them Our Promise, and We saved them and those whom We pleased, but We destroyed those who transgressed beyond bounds.
Taqi Usmani
Holy Quran Translation
Then We caused the promise to come true for them, so We saved them and those whom We willed, and destroyed the transgressors.
Marmaduke Pickthall
Holy Quran Translation
Then we fulfilled the promise unto them. So we delivered them and whom We would, and We destroyed the prodigals.
Al-Hilali & Khan
Holy Quran Translation
Then We fulfilled to them the promise. So We saved them and those whom We willed, but We destroyed Al-Musrifûn (i.e. disbelievers in Allah, in His Messengers, extravagants, transgressors of Allâh’s limits by committing crimes, oppressions, polytheism and sins).
Abdul Haleem
Holy Quran Translation
We fulfilled Our promise to them in the end: We saved them and those We wished to save, and We destroyed those who exceeded all bounds.
Mustafa Khattab
The Clear Quran
Then We fulfilled Our promise to them, saving them along with whoever We willed and destroying the transgressors.
Arthur John Arberry
Holy Quran Translation
then We made true the promise We gave them and We delivered them, and whomsoever We would; and We destroyed the prodigal.
Bijan Moeinian
Holy Quran Translation
I fulfilled My promises with them. I saved them (from the punishment which was descending upon their people) with whoever else I willed. Then I destroyed the sinners.
George Sale
Holy Quran Translation
But We made good our promise unto them: Wherefore We delivered them, and those whom We pleased; but We destroyed the exorbitant transgressors.
E. Henry Palmer
Holy Quran Translation
Yet we made our promise to them good, and we saved them and whom we pleased; but we destroyed those who committed excesses.
Amatul Rahman Omar
Holy Quran Translation
(We sent Our revelations to them) then We fulfilled the promise We made to them so that We delivered them, and those whom We pleased (beside them), and We destroyed the transgressors.
Hamid S. Aziz
Holy Quran Translation
Nor did We give them bodies that ate no food, nor were they immortal.
Ali Quli Qarai
Holy Quran Translation
Then We fulfilled Our promise to them, and We delivered them and whomever We wished, and We destroyed the profligates.
Mahmoud Ghali
Holy Quran Translation
Thereafter We sincerely (made good Our) promise to them; so We delivered them and whomever We decided (to deliver) and We caused the extravagant (ones) to perish.
Aisha Bewley
Holy Quran Translation
But We kept Our promise to them and rescued them and those We willed, and destroyed the profligate.
Mohamed Ahmed - Samira
Holy Quran Translation
Then We made Our promise good to them and delivered whomsoever We pleased, and destroyed the transgressors.
Muhammad Asad
Holy Quran Translation
In the end, We made good unto them Our promise, and We saved them and all whom We willed [to save], and We destroyed those who had wasted their own selves.
Sahih International
(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)
Then We fulfilled for them the promise, and We saved them and whom We willed and destroyed the transgressors.
Shabbir Ahmed
Holy Quran Translation
We always fulfilled Our Promise to them. We saved them and all those who were worthy to be saved according to Our Law and We destroyed those who had wasted their own "Self."
Progressive Muslims
Holy Quran Translation
Then We fulfilled the promise to them, so We saved them and whom We pleased, and We destroyed those who transgressed.
Abdel Khalek Himmat
Al- Muntakhab
And We fulfilled Our promise to them and delivered them out of danger together with whom We willed and We reduced the transgressors to a useless from.
Syed Vickar Ahamed
Holy Quran Translation
In the end, We kept Our promise to them, and We saved them and those whom We pleased, but destroyed those who exceeded (their) limits.
Sam Gerrans
The Qur'an: A Complete Revelation
Then fulfilled We the promise to them, and delivered them and whom We wished, and destroyed the committers of excess.
Ahmed Hulusi
Türkçe Kur'an Çözümü
Sonra Onlara bildirimimizi gerçekleştirdik; Onları ve dilediğimiz kimseleri kurtarıp, müsrifleri helak ettik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.
Bayraktar Bayraklı
Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de helak ettik.
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mesaj: Kuran Çevirisi
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; onları dilediklerimizle birlikte kurtardık; aşırı gidenleri de helak ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra onlara olan va'de sadık olduk da kendilerini ve dilediklerimizi necata çıkarıp müsrifleri helak ettik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an-ı Kerim Meali
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri helak ettik.
Gültekin Onan
Kur'an-ı Kerim Meali
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sonra biz onlara olan va'd (imiz) in doğruluğunu gösterdik de hem kendilerini, hem kimleri diliyorsak onları kurtardık. İftiracıları ise helak etdik.
İbni Kesir
Kur'an-ı Kerim Meali
Nihayet onlara verdiğimiz sözün doğruluğunu gösterdik. Kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri de yok ettik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Sonuç olarak, Biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik ve bunun için kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık; ama kendi kendilerini ziyan edenleri ise yok ettik.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlara verdiğimiz sözü tuttuk, onları ve dilediklerimizi kurtardık, gaflet ve cehalette diretenleri de helak ettik.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve beraberlerinde bulunan dilediğimiz kullarımızı kurtardık, haddi aşanları ise helak ettik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, onları ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri helak ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an-ı Kerim Meali
Sonra onlara verilen söze sadık kaldık da onları ve dilediklerimizi kurtardık. Ve israfa saplanıp haddi aşanları helak ettik.
Mustafa İslamoğlu
Hayat Kitabı Kur’an
Nitecede Biz onlara verdiğimiz sözü tuttuk; bunun sonucunda onları ve dilediklerimi kurtarıp, (hayatlarını) amaçsızca harcayanları ise helak ettik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kerim Kur'an
Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve dilediğimiz kimseleri[1] kurtardık. Aşırı gidenleri ise yok ettik.
1
Uygun gördüklerimizi. Kurtulmayı hak edenleri.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonra, Onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; Onları ve dilediklerimizi kurtardık. Ölçüyü aşanları da yıkıma uğrattık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Süleymaniye Vakfı Meali
Sonunda onlara verdiğimiz sözü tuttuk; onları ve kurtulmasını tercih ettiklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de etkisizleştirdik.
Edip Yüksel
Mesaj: Kuran Çevirisi
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; onları dilediklerimizle birlikte kurtardık; aşırı gidenleri de helak ettik.
Mehmet Okuyan
Kur’an Meal-Tefsir
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirmiştik; böylece hem onları hem de dilediğimiz (layık olan) kişileri kurtarmış; haddi aşanları da helak etmiştik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kerim Kur'an
Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve hak eden kimseleri[1] kurtardık. Müsrifleri[2] ise yok ettik.
1
Literal olarak dilediğimiz kimseleri.
2
Haddi aşanları.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve hak eden kimseleri[1] kurtardık. Müsrifleri[2] ise yok ettik.
1
Kelimesi kelimesine, dilediğimiz kimseleri.
2
Haddi aşanları.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı Meali
Sonunda verdiğimiz sözü tuttuk; elçileri ve uygun gördüğümüz[1] kişileri kurtardık[2]. Aşırı gidenleri de helak ettik.
1
Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder ({{54:49}}Kamer 54/49,{{/}} {{13:8}}Ra'd 13/8{{/}}). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır ({{21:35}}Enbiya 21/35{{/}}). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister ({{4:26}}Nisa 4/26{{/}}) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar ({{24:46}}Nur 24/46{{/}}). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur ({{91:7}}Şems 91/7{{/}}-{{91:10}}10{{/}}). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı ({{16:93}}Nahl 16/93{{/}}). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
2
Allah Teala, bütün resullerine ve onların yanında yer alanlara yardım eder ve onları düşmanlarından korur ({{5:67}}Maide 5/67,{{/}} {{10:103}}Yunus 10/103,{{/}} {{30:47}} Rum 30/47,{{/}} {{37:171}}Saffat 37/171{{/}}-{{37:173}}173{{/}}). Yahudiler, İsa aleyhisselamı öldürdüklerini söyler ({{4:157}}Nisa 4/157{{/}}), Hıristiyanlar da sistemlerini, İsa aleyhisselamın çarmıha gerilip defnedilmesinden üç gün sonra kabrinden çıkarak Celile'de 11 havarisine gö­ründüğü iddiası üzerine kurarlar (Matta 28/16–20). İncil, Allah'ın İsa aleyhisselama indirdiği kitaptır ({{5:46}}Maide 5/46{{/}}). Onun ölümünden sonrası ile ilgili sözler İncil'e ait olamaz. Bazı İncillere Yahya aleyhisselamın öldürüldüğü iddiaları da sokuşturulmuştur (Matta 14/3-12, Markos 6/17-29). Halbuki Kur'an, bu iki nebinin öldürüldüklerinden değil, ecelleri ile öldüklerinden söz eder ve öldükleri gün tam bir güven içinde olduklarını bildirir ({{19:15}}Meryem 19/15,{{/}} {{19:33}}33{{/}}). Kur'an'da her şeyin örneği verilmiştir (ٍ{{17:89}}İsra 17/89,{{/}} {{18:54}}Kehf 18/54,{{/}} {{30:58}}Rum 30/58,{{/}} {{39:27}}Zümer 39/27{{/}}). Eğer böyle bir şey olsaydı onun da bir örneği olurdu. Nebilerin ve resullerin öldürülmeleri mümkün olmadığına göre onların öldürülmesinden söz eden ({{2:87}}Bakara 2/87,{{/}} {{2:91}}91{{/}}-{{2:92}}92{{/}}, {{3:112}}Al-i İmran 3/112,{{/}} {{3:183}}183{{/}}) ayetlerde geçen katl (قتل) sözüne, kelimenin ikinci anlamı olan izlal (اذلال) yani değerini düşürme (Müfredat) anlamını vermek gerekir. Nebiler gibi dürüst davranmaya davet eden insanların değerlerini düşürme gayretleri bugün de devam etmektedir ({{3:21}}Al-i İmran 3/21{{/}}-{{3:22}}22{{/}}). Allah onlara da kurtarma sözü vermiştir ({{7:163}}A'raf 7/163{{/}}-{{7:166}}166, {{/}}{{11:116}}Hud 11/116{{/}}).
-