Back to Surah
Word Analysis & Comparison
26. Surah 21. Verse
Word Analysis
fafarartu
So I fled
مِنكُمْ
minkum
from you
لَمَّا
lammā
when
khif'tukum
I feared you
fawahaba
But granted
لِى
to me
rabbī
my Lord
ḥuk'man
judgment
wajaʿalanī
and made me
مِنَ
mina
of
l-mur'salīna
the Messengers
Rashad Khalifa
The Final Testament
"Then I fled, when I feared you, and my Lord endowed me with wisdom and made me one of the messengers.
The Monotheist Group
The Quran: A Monotheist Translation
"SoI ran away from you all, for I feared you. So my Lord granted me judgment, and made me of the messengers."
Edip-Layth
Quran: A Reformist Translation
"So I ran away from you all when I feared you. So my Lord granted me judgment, and made me of the messengers."
Abul A'la Maududi
Tafhim commentary
Then I fled for fear of you. Then my Lord bestowed wisdom and authority on me[1] and made me one of the Messengers.
1
The word hukm means wisdom, knowledge or authority, which is granted by Allah to a Prophet so that he may speak with confidence and power.
Al-Hilali & Khan
Holy Quran Translation
"So I fled from you when I feared you. But my Lord has granted me Hukm (i.e. religious knowledge, right judgement of the affairs and Prophethood), and made me one of the Messengers.
Abdul Haleem
Holy Quran Translation
and I fled from you in fear; later my Lord gave me wisdom and made me one of His messengers.
Taqi Usmani
Holy Quran Translation
Then I fled away from you when I feared you. Thereafter my Lord granted wisdom to me, and made me one of the messengers.
Marmaduke Pickthall
Holy Quran Translation
Then I fled from you when I feared you, and my Lord vouchsafed me a command and appointed me (of the number) of those sent (by Him).
Abdullah Yusuf Ali
Holy Quran Translation
"So I fled from you (all) when I feared you; but my Lord has (since) invested me with judgment (and wisdom) and appointed me as one of the messengers.
Mustafa Khattab
The Clear Quran
So I fled from you when I feared you. Then my Lord granted me wisdom and made me one of the messengers.
Mohamed Ahmed - Samira
Holy Quran Translation
So I ran away from you out of fear. But my Lord has given me wisdom, and made me an apostle.
Aisha Bewley
Holy Quran Translation
and so I fled from you when I was in fear of you but my Lord gave me right judgement and made me one of the Messengers.
Arthur John Arberry
Holy Quran Translation
so I fled from you, fearing you. But my Lord gave me Judgment and made me one of the Envoys.
George Sale
Holy Quran Translation
wherefore I fled from you, because I feared you: But my Lord hath bestowed on me wisdom, and hath appointed me one of his apostles.
E. Henry Palmer
Holy Quran Translation
'And I fled from you when I feared you, and my Lord granted me judgment, and made me one of His messengers;
Hamid S. Aziz
Holy Quran Translation
Moses said, "I did commit this, and I was of those who erred.
Bijan Moeinian
Holy Quran Translation
"Yes, I fled from you out of fear. But now my Lord has granted me the wisdom and has appointed me to His prophet hood."
Mahmoud Ghali
Holy Quran Translation
So I fled from you as soon as I feared you. Then my Lord bestowed upon me judgment and He made me one of the Emissaries.
Ali Quli Qarai
Holy Quran Translation
So I fled from you, as I was afraid of you. Then my Lord gave me judgement and made me one of the apostles.
Amatul Rahman Omar
Holy Quran Translation
`So I fled from you when I apprehended (injustice from) you; then (it came to pass that) my Lord granted me knowledge and (right) judgment and made me (one) of the Messengers.
Abdel Khalek Himmat
Al- Muntakhab
In consequence I withdrew hastily and took flight when I feared you might avenge your right. But Allah, my Creator, -knowing that the guilt did not reside in my intention- vested me with the capacity of judging rightly in matters relating to life and conduct and with the soundness of judgement in the choice of means and ends, and conferred on me the prerogative of being one of the Messengers.
Muhammad Asad
Holy Quran Translation
and I fled from you because I feared you. But [since] then my Sustainer has endowed me with the ability to judge [between right and wrong], and has made me one of [His] message-­bearers.
Progressive Muslims
Holy Quran Translation
"So I ran away from you all when I feared you. So my Lord granted me judgment, and made me of the messengers."
Syed Vickar Ahamed
Holy Quran Translation
"So, I ran away from (all of) you, when I feared you; But (after that) my Lord has granted me judgment (and wisdom) and made me one of the messengers.
Shabbir Ahmed
Holy Quran Translation
Then I fled from you in fear. Now Allah has given me a Command and appointed me one of His Messengers.
Sahih International
(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)
So I fled from you when I feared you. Then my Lord granted me wisdom and prophethood and appointed me [as one] of the messengers.
Sam Gerrans
The Qur'an: A Complete Revelation
“And I fled from you when I feared you. Then my Lord gave me judgment and made me among the emissaries.
Ahmed Hulusi
Türkçe Kur'an Çözümü
"Bu yüzden de sizden korkumdan firar ettim. . . Rabbim de bana bir hüküm hibe etti ve beni Rasullerden kıldı. "
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."
Bayraktar Bayraklı
Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
- Musa, "O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır" dedi.
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı."
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Mesaj: Kuran Çevirisi
'Sonra, sizden korktuğum için sizden kaçtım ve Rabbim bana bilgelik verip beni elçilikle görevlendirdi.'
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onun üzerine vaktaki sizden korktum, içinizden kaçtım, derken rabbım bana huküm ihsan buyurdu ve beni mürselinden kıldı
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kur'an-ı Kerim Meali
Sizden korkunca da aranızdan kaçtım; derken Rabbim bana hüküm lütfetti ve beni peygamberlerden kıldı.
Gültekin Onan
Kur'an-ı Kerim Meali
"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Sizden korkunca da hemen içinizden (bırakıb) kaçdım. Nihayet Rabbim bana bir hüküm verdi ve beni peygamberlerden yapdı".
İbni Kesir
Kur'an-ı Kerim Meali
Bu yüzden sizden korktuğum için kaçtım. Sonra Rabbım bana hüküm ihsan etti ve beni peygamberlerden kıldı.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
"ve sizin yanınızdan kaçtım, çünkü sizden korkuyordum. Ama daha sonra bana Rabbim (doğruyla eğri arasında) hüküm verebilme yeteneği bahşetti; ve beni elçiler(in)den biri yaptı.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sizden koktuğum için de kaçtım. Sonra Rabbim bana gerçeği kavrama yetisi verdi ve beni bir elçi olarak görevlendirdi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Sizden korktuğum için de kaçmıştım. Ama Rabbim bana hüküm ve hikmet verdi ve beni peygamberler arasına dahil etti."
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Sizden korkunca aranızdan kaçtım, sonra Rabbim bana hükümdarlık verdi ve beni elçilerden yaptı"
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an-ı Kerim Meali
"Sizden korkunca aranızdan kaçtım. Daha sonra Rabbim bana hükmetme gücü bağışladı ve beni peygamberlerden biri yaptı."
Mustafa İslamoğlu
Hayat Kitabı Kur’an
ardından da, sizden korktuğum için yanınızdan kaçtım. Daha sonra Rabbim bana doğru düşünme yeteneği bahşetti ve beni elçiler arasına kattı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kerim Kur'an
Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabb'im bana hikmet[1] bağışladı ve beni rasullerden kıldı.
1
Baskı, zulüm, fitne ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler. Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi. Yargı, yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Sizden korktuğum için aranızdan kaçtım. Sonra, Efendim, bana bilgelik verdi ve beni gönderilenlerden yaptı!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Süleymaniye Vakfı Meali
Sizden korktuğum için de kaçtım. Rabbim şimdi bana hikmeti verdi ve beni elçilerinden biri yaptı.
Edip Yüksel
Mesaj: Kuran Çevirisi
"Sonra, sizden korktuğum için sizden kaçtım ve Efendim bana bilgelik verip beni elçilikle görevlendirdi."
Mehmet Okuyan
Kur’an Meal-Tefsir
Sizden korktuğum için de aranızdan kaçmıştım. Sonra Rabbim bana hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) verdi ve beni elçilerden (biri olarak) görevlendirdi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kerim Kur'an
Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet[1] bağışladı ve beni resullerden kıldı.
1
Hikmet, engel olmak demektir. Kur'an'ın niteliklerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi. Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler ile ilgili alanını öne çıkaran bir nitelemedir. Hikmet sözcüğüne sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabb'im bana hikmet[1] bağışladı ve beni Resullerden kıldı."
1
Hikmet, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi ( 62:2). Hikmet, "engel olmak" demektir: Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkelerini ifade etmektedir. Hikmetin anlamlarından birisi de sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru yargıda bulunma yetisidir. Hikmet kavramının ayrıca yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma, bilme, bilge olma, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır. Hikmet kelimesine sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı Meali
Sizden korkunca da kaçtım[1]. Sonra Rabbim bana hikmeti bahşetti[2] ve beni elçilerinden biri yaptı.
1
{{28:18}}Kasas 28/18{{/}}-{{28:21}}21.{{/}}
2
{{28:14}}Kasas 28/14.{{/}}
-